Gelibolu Tarihi Alanı Yeni Şehitlikler Yarışması

KÜLTÜR

Tarih: 2017

Yer: Gelibolu, Çanakkale

İşveren: Kültür Bakanlığı Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı

Tasarım Ekibi: Cem İlhan, Tülin Hadi, Murat Ersoy, Serkan Taycan, Hande Sermet, Sezin Beldağ, Su Kapkın, Özge Evirgen, Mustafa Onur Gürdal, Gizem Şıkman Korfalı, Erdem Adalı

Sınırlı Ulusal Yarışma 3. lük Ödülü

 

Dört Rota, Bir Anma

Gelibolu Yarımadası topraklarında 1915’te yılında meydana gelenler; sadece bir bölgenin, bir muharebenin, bir cephenin değil, tüm bir ulusun kaderini, hatta dünya tarihini değiştirmiş olaylardır.

Bizdeki yaygın ifadesiyle Çanakkale Savaşı, dünya literatüründe Gelibolu Seferi (Gallipoli Campaign) adıyla tarihe geçen vuruşmaların tayin edici bölümü; 18 Mart deniz savaşı ve zaferinden yaklaşık beş hafta sonra başlayan ve sekizbuçuk ay süren kara muharebeleri dönemidir. Bu süre zarfında yaşananların aynı arazi üzerinde izlerinin sürülmesi, belirlenmesi ve ulusal kimliğimizin yakın tarihteki belki de en önemli hadisesinin somut işaretler ve anma geleneğiyle gelecek kuşaklara aktarımı bugünün temel görevi, bu topraklarda “ilelebet payidar” olmanın koşuludur.

Bu amaçla, Tarihi Alan Başkanlığı’nın belirlediği ve uygulamaya konacak anma rotaları ile bunlar üzerindeki şehitlikler, muharebe anı-izleri, anlatımlar bir bütün teşkil etmekte, Çanakkale muharebelerinin mirasını korumak, geliştirmek yolunda kalıcı bir gelenek oluşturmaktadır.

Yürümek insan bedenini ve zihnini açan bir kopuş potansiyelini barındırır. Gelibolu coğrafyasının kendine has özel durumu böyle bir tevekkül  / kendiyle baş başa kalma halini kolaylaştırır, hem de gerektirir. Gelibolu’da yaşananların bir nebze olsun içine girebilmek, hissedebilmek  için “yürümek” gerekir. Ayağımızın toprağa temas etmesi gerekir. Proje şehitliklere odaklanmakla birlikte bununla yetinmeyen, daha kapsamlı ve üst ölçekli, ‘yürüyerek anlamak’ üzerine kurulu bir kavrayışı merkezine oturtur. Tasarımı, şehitlikleri de içine alan niyetli kısa yolculukların sürdürüleceği yürüyüş güzergahlarıyla, rotalarla başlatır. Bu rotalar sadece 1915’e ait tarihsel referansları değil, savaşın belirleyicisi olan, yazgısını yönlendiren coğrafyayı da muhtelif katmanlarıyla bilfiil deneyimlemeyi amaç edinen izleklerdir. Hızlıca geçip gitmek yerine deneyim ve hatırlamayı merkezine koyar.

Şehitlikler, savaşın yaşandığı ana ait cephe, siper, karargah, sargı hastanesi gibi mekanlardan ayrı olmayıp, yarımadada savaşa ait yok edilen pek çok anı ve izin aksine bugüne değin varlıklarını sürdürebilmişlerdir. Kaybolan bu izlerle iç içe olan, kopartılamayacak ilişkileri dolayısıyla yaşananları anlamaya (farkındalık) aracılık edecek güce sahiptirler. Şehitliklerin bu karakteri göz önünde bulundurularak ortaya konan, uzun yürüyüşlerle gerçekleşecek anma ritüeli fikrinin Çanakkale Savaşı’nın hak ettiği farkındalığı, bilinci oluşturacağı düşünülmüştür.

Share Tweet Pin it