TOKİ Kayabaşı Yerleşkesi

KONUT

İşveren: TOKİ

Yer: Kayabaşı

Alan: 280.000 m2

Tarih: 2009

Kayabaşı mevkiinde tasarlanacak konut yerleşimlerini içeren 5 yapı adasıdaki yaşam formatı, bölge ile ilgili master planda verilen üç ana kararla en baştan tayin edilmiş durumdadır. Bunlar: ada bazında yapı yoğunlukları, taşıt ulaşım ağı ve kentsel donatıların konumlarıdır. Dolayısı ile bu aşamada tasarımcılardan beklenen, ilgili yapı adalarındaki – kısıtlanmış – yerleşme formatlarının verilen yoğunluklar çerçevesinde düzenlenmesidir. Yine de tüm bu sınırlamalara karşın verilen kriterler çerçevesinde belirlenen hedef kullanıcı kitlenin, içinde yaşayacağı nitelikli bir kentsel mekan kurgusunun elde edilebileceği inancındayız.

TEMEL İLKELER

Tüm tasarım genelinde yol şebekesinin birbirinden kopardığı 5 yapı adasının mimari bir bütünlük ve dil birliği oluşturacak şekilde kurgulanması, yerleşimin kendi içinde uyumlu ve insani bir yaşam alanı olarak tasarlanması hedeflendi.

Yerleşme Formatı

“Yüksek-seyrek” apartman bloklarından oluşan konut anlayışının olumsuzlukları tartışma götürmüyor. Tekil kule bloklar arasında kalan sahiplenilmemiş yeşil alanlar, zeminden uzaklaşmış bir yaşam sunmanın ötesinde birtakım dezavantajlara da sahip. Bunlardan ilk akla gelenler; söz konusu yapı formatının sosyal ilişkilere ve seviyesine olumsuz etkileri, çocukların, yaşlıların, genel olarak insanların tabiat ile temasını ve tabiat içinde açık havada yaşama olanaklarını kısıtlaması, apartman blokları içinde komşu apartman daireleri ile tamamen sınırlı olan bir konut ünitesinin, aile yapısında meydana gelen değişmelere, ailelerin farklılaşan yaşam biçimlerine uyabilmesine olanak tanımaması.

Bu nedenlerden ötürü 1.70 gibi oldukça yüksek sayılabilecek emsal değerlerine sahip alanda “yatay-yoğun” bir yerleşme formatı bilinçli olarak geliştirildi. Daha net bir ifadeyle, ağırlıklı olarak 4-5 katı geçmeyen alçak bloklar ve emsal koşulunu gerçekleştirmek amacıyla bunların arasına serpiştirilmiş az sayıda 12-15 katlı yüksek bloklardan oluşan bir karma yapı düzeni öngörüldü. Bu tüm tasarıma ait bir ilke olarak benimsendi. Büyük yeşil alanlar yerine ev sahiplerinin bakımına katılabilecekleri, “sahiplenilmiş bahçeler” fikri amaçlandı. Çocukların bahçeyi evin bir uzantısı, bir oyun alanı olarak kullanmasına olanak verecek şekilde planlandı. Bunun yanında tüm sakinlerin ortak kullanımına açık daha büyük yeşil alanlar da oluşturuldu. Bu yeşil alanların kısmen mevcut yeşil bantların bir uzantısı olacak şekilde, doğal hali ile korunmuş ağaçlık alanlar olarak gelişmesi planlandı.

Yaya-Taşıt Ayrımları

Yapılar arasında kalan alanların taşıt trafiğinden arındırılarak yayalaştırılması temel ilke oldu. Bu karar doğrultusunda yol çeperlerinde düzenlenen açık otopark alanlarına ek olarak, ada içlerinde eğimden de faydalanılarak yarı-açık ve kapalı otopark düzenlemeleri ile gerekli ihtiyaç karşılandı. Dolayısı ile yapı adaları hem kendi içlerinde hem de birbirleri arasında süreklilik oluşturacak şekilde promenadlar ile bağlandılar. Taşıt trafiğinin yaya hareketini en az düzeyde kesmesine özen gösterildi. Gerek yayaların, gerekse bisikletlilerin yerleşim içinde rahat bir şekilde dolaşabileceği düzenlemelere gidildi.

Sosyal Donatılar

Yoğun konut bloklarının tanımladığı yapı adaları birbirlerine bağlayan yaya promenadları  kolay ulaşılabilecek buluşma noktaları oluşturacak yerlerde genişleyerek sosyal amaçlı mekanlara dönüştürüldü. Bu mekanlar rekreatif amaçlı (spor, gezi, dinlenme, yeme-içme) kullanımlarla cazip hale getirildi. Özellikle de topografyanın elverdiği olanaklar kullanılarak geniş panoramik açılımlara sahip yeşil alanlara bakan noktalar seçildi.

Topografya

Topografyanın sağladığı olanaklar manzaraya açılan, birbirinin görüşünü asgari düzeyde kesen eğime paralel bloklar oluşturulmasını sağladı. Yapılar zaman zaman bitişik, yer yer ayrık nizamda karma bir düzen içinde konumlandılar. Konutlar, yapı adalarının etrafını saran, yer yer aralarına giren yeşil alanları görebilecek şekilde yönlendirildiler. Normal koşullarda düz bir arsada sıkışık bir düzen doğurabilecek böyle bir düzenleme, bu topografya özelinde bir avantaja dönüştü.

Yoğunluk Problemi

Kayabaşı yerleşiminde tasarlanan 5 yapı adalık bölge , toplam 2200 konuttan oluşan 7500-8000 kişilik bir yaşam alanı sunmakta. Bir şehir için ortalama 150-200 kişi/Ha olmasını arzuladığımız yoğunluk, bu yarışma özelinde önveri olarak baştan sunulan emsal değerleri sonucunda ortalama 350 kişi/Ha değerine ulaşmakta. Konut bazında bu değer 108 Konut/Ha olarak çıkıyor. En baştan belirlenmiş emsal değerlerinin tanıdığı olanaklar içinde alçak-yoğun bir yerleşme düzeninin tarif ettiği bir mimariye gidildi. 4-5 katlı blokların karakterize ettiği yerleşimde beklenen emsal oranının yakalanabilmesi yer yer, özellikle de emsal değerinin 1.30-1.70 olduğu adalarda 12-15 katlı yüksek bloklar yerleştirildi. Bu blokların bir röper noktası oluşturacak şekilde silüetlerde topografyanın devamı niteliğinde bir etki yaratması amaçlandı. Yapıların zeminde kapladıkları alan 0.15-0.30 seviyelerinde tutularak açık alanların süreklilik oluşturacak şekilde düzenlenmesi sağlandı. Böylece kişi başına düşen kullanılabilir açık/yeşil alan oranı yüksek tutuldu.

Share Tweet Pin it