Büyük Mısır Müzesi
- Proje Tarihi: 2003
- Yer: Mısır
- Proje Ekibi: Tulin Hadi, Sevinç Hadi, Cem Ilhan
- Tipoloji:
- Kültür
Müze alanı, dünyanın en özel yerlerinden biri olan Piramitler Platosu’na bakan bir eşiktir. Öneri, aşağıdaki çöl yolunu ve yukarıdaki platoyu birbirine bağlayan bir aracı olarak tasarlanmıştır. Alanın eşsiz topoğrafyası ve sert iklim koşulları, genel şemaya şekil vermektedir.
Müze bloğu, doğrudan Piramitlere yönlendirilmiş monolitik bir rampadır. Bina kütlesi, “sürekli bir mimari gezinti yolu” görevi görerek, alandan oyulmuştur. Böylece, antik Mısır mimarisinin anıtsallığı yeniden yorumlanmıştır. Ziyaretçileri aşağıdaki giriş seviyesinden alıp, Piramitlere bakan “gözlem locası”na kadar götüren basit ama güçlü bir uzunlamasına kesite sahiptir. Müzenin uzun cephesi kuzeye bakarak, ana müze meydanını ve Nil Parkı’nı doğrudan güneş ışığı girişinden korur. Cephenin yoğun olarak yerleştirilmiş peristil sütunları, gün ışığını filtreleyerek müzenin iç mekanını aydınlatır.
Müze bloğu ile Donanımlı Park arasında, sürekli gölgeli alanıyla ‘Nil Parkı’ uzanmaktadır. Korunaklı bir vadi olan bu park, halkın etkileşimi için serin bir buluşma yeridir. Müzenin eğimli çatısı, çok amaçlı bir Tema Parkı’na dönüştürülmüştür. Gölgeli alanlarla donatılmış park, açık sergiler, yeşilliklerle dolu batık bahçeler ve meditasyon platformları içermektedir. Buradan, üst seviyedeki Dunal Parkı’na doğrudan erişim sağlanmaktadır. Bu panoramik sundurma, doğrudan Piramitler Platosu’na bakmakta ve tüm yaya hareketini sonlandırmaktadır.
Müzenin iç mekanı sade ve kolay anlaşılır bir düzene sahiptir. Ana giriş holü, tüm kompleksin başlangıç noktasıdır. Buradan ziyaretçi, ana ziyaret yollarını algılayabilir. Ana yaya yolu, uygun bir hareket için %6 eğimli, hızlanan bir rampadır. Her tematik galerinin giriş kapılarına doğrudan erişim sağlarken, aşağıdaki arkeoloji müzesine görsel bir bağlantı da sunmaktadır. Ziyaretçi hareketi, piramitlere bakan gözlem güvertesinde son bulmaktadır. Öte yandan, kronolojik bir ziyaret rotası, her temayı kesen içsel bir yol sunar. Sergi salonları, gelecekteki büyüme için ‘genişletilebilir konteynerler’ niteliğindedir. Salonlarda, Dunal Parkı’nın altındaki sergi salonlarını ima eden yapay aydınlatma ile birlikte ışık kuyuları aracılığıyla kontrollü ve filtrelenmiş gün ışığı sağlanmaktadır. Kuyuların varlığı, Dunal Parkı çevresinde gölgeli köşeler oluşturarak peyzajı belirginleştirir.











